Katılıyorum/katılmıyorum anket sorusu yazmak için 2 ipucu

Sağlık hizmeti sağlayıcınız size önem verdiği gibi, tekrar hizmet almak için geri gelmenizi de önemser. Bu nedenle, doktor ziyaretinden sonra birçoğunuz deneyimlerinizi soran bir geri bildirim anketi alabilirsiniz. Örneğin şöyle bir soru sorulabilir:

Şu ifadeye katılıyor musunuz? Sağlık hizmeti sağlayıcım, ihtiyaçlarım için yeterince zaman harcadı.

  • Kesinlikle katılıyorum
  • Biraz katılıyorum
  • Ne katılıyorum ne katılmıyorum
  • Pek katılmıyorum
  • Kesinlikle katılmıyorum

Anket araştırması alanında bu sorular, katılımcılardan değerlendirmeleri istenen yanıt seçeneklerinden dolayı katılıyorum/katılmıyorum sorusu olarak adlandırılır. Bu soru türü, anket araştırmacıları arasında uzun yıllardır popülerliğini sürdürür. Peki, neden?

İlk olarak, yazması kolay olduğu için. Tüm sektörlerde kullanılabilen oldukça standart bir sorudur. Ancak yapılan araştırmalar, bu soru türünün de bazı zorlukları beraberinde getirdiğini ortaya koyuyor. Bu bölümde, bu iki zorluktan bahsedeceğiz ve bu sorunların üstesinden nasıl kolayca geleceğiniz ile ilgili ipuçlarımızı paylaşacağız.

Önyargıdan kaçının (insanlar sempatik görünmek ister)

Başta basit görünen katılıyorum/katılmıyorum yapısı, uysal tepki önyargısı içerir. Yani, anketleri yanıtlayan kişiler genel olarak uyumlu görünmek ister. Dolayısıyla, sorunun asıl içeriğinden bağımsız olarak, seçenek sunulduğunda hep katıldıklarını söylerler.

Diğer bir zorluk da şudur: Katılıyorum/katılmıyorum sorusu o kadar basit gözükür ki, araştırmacılar bazen aynı yanıt seçeneklerini kullanarak bir sürü soru yazar, ardından da soruları bir matris sorusuna koyarlar.

Katılıyorum/katılmıyorum matris sorusu türü çok küçük bir alanda çok fazla bilgi topladığından, yani yanıtlayanlara katıldıklarını veya katılmadıklarını belirtmeleri gereken bir dizi ifade sunduğundan, katılımcılar bu soruları yanıtlarken çok dikkatli olmayabilirler.

Yanıtlayan bu durumda, bir dizi ifadeyi çok hızlı bir şekilde geçerek hepsi için aynı yanıt seçeneğini işaretler.

Tabii ki bu doğru veri toplamaya çalışırken karşılaşabileceğiniz önemli bir sorundur. Mesela muayenehanenizde böyle bir soru türü kullandığınızda, topladığınız verileri hizmetleri geliştirmek ve bilinçli kararlar vermek için kullanamazsınız.

2. Değerlendirme ölçeğini benimseyin

Tüm soruları aynı biçime sokmak için, anket tasarımcılarının her soruya uygun bir değerlendirme konusu bulması gerekir. Yukarıdaki örnekte, yanıtlayanlardan sağlık hizmeti sağlayıcılarının onlarla yeterince zaman geçirdiğini belirten ifadeyi puanlamaları istenmiştir. Aynı soru “çok az zaman” veya “çok fazla zaman” olarak da sorulabilir.

Bir kliniğin hasta memnuniyet düzeyini bir başka klinikle karşılaştırmak istediğini düşünelim. Eğer soru farklı şekilde sorulduysa, anlamlı bir karşılaştırma yapmak zor olacaktır.

Bir sağlık hizmeti sağlayıcısı olsanız hastalara memnuniyet düzeylerini nasıl soracağınızı merak ediyor olmalısınız? Başka bir soruya bakalım.

Sağlık hizmeti sağlayıcınızın ihtiyaçlarınızı karşılamak için harcadığı zamandan ne kadar memnunsunuz ya da değilsiniz?

  • Çok memnunum
  • Biraz memnunum
  • Ne memnunum ne değilim
  • Pek memnun değilim
  • Hiç memnun değilim

Bu tür sorulara maddeye özel soru denir. Yani, yanıt seçenekleri anket sorusuna özeldir. Farklı sorular farklı yanıt seçeneklerine sahiptir.

Araştırmaya göre, maddeye özel değerlendirme ölçekleri uysal yanıt önyargısına daha az eğilimlidir. Ayrıca 14 Avrupa ülkesinde deneysel olarak maddeye özel sorularla katılıyorum/katılmıyorum ölçeklerini karşılaştıran İspanya ve ABD’den bir grup araştırmacı, genel olarak maddeye özel ölçeklerin güvenilirlik ve geçerliliğinin diğerinden üstün olduğunu bulmuştur.

Şimdi bir değerlendirme ölçeği tasarlama sırası sizde. Anketinizi tasarlarken SurveyMonkey Soru Bankasına göz atmayı da unutmayın. Metodoloji uzmanlarından onaylı binlerce soru arasından seçim yapabileceğiniz çok sayıda maddeye özel ölçek bulabilirsiniz!

SurveyMonkey'in merakınızı nasıl giderebileceğine bakın